Muhsin Başkan “MUHSİN YAZICIOĞLU”

Yayınlama: 26.03.2025
32
A+
A-

Bu gün köşemde zor bir yazı kaleme almak istedim. Adeta elim ayağım dolaştı. Benim gibi bir insanın haddini aşarak, “Muhsin başkanı” anlatmak ne mümkündü? Yine de dilimin döndüğü kalemimin yazdığı kadar anlatmak istedim.

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu, geçirdiği o korkunç ve şaibelerle dolu kaza sonucu, 25 Mart 2009 tarihinde, tarih sayfamıza tarifi imkansız bir acı bırakarak, tüm sevenlerini yasa boğmuştur.

O, Türk, Kürt, Alevi, Zengin, fakir ayrımı yapmıyordu. Tek isteği Güçlü bir Türk dünyası, Türk İslam dünyasına önderlik yapan Büyük Bir Türkiye istiyordu.

Diyordu ki;
Ben Türküm; Türk esir olmaz,
Ben Türküm; Türk devletsiz olmaz,
Ben Türküm; Türk bayraksız olmaz,
Ben Türküm; Türk ezansız olmaz,
Ben Türküm; Türk hürriyetsiz olmaz.
İnanmış Ehl-i Sünnet bir Müslüman ve dava adamı ve Evlad-ı Resul’ü ve İslam büyüklerini çok seviyordu.

Zamansız kaybettiğimiz, güzel insan, Yazıcıoğlu unutulmayacak. Sinelerimizde yerini hep muhafaza ederken, Türkiye’mizin zor zamanlarında, 12 Eylül 1980 ve 28 Şubat 1997 Darbe dönemlerinde, kendisine yakışır vakar duruşuyla sergilediği siyasetle, hep genç nesillere yol haritası olacaktır.

Kendisini şahsen yakinen tanıma şerefine eremedim, fakat kendisiyle yol arkadaşlığı yapmış, ceza evinde beraber kalmış, ortak arkadaşlarımız olan değerli arkadaşlarından dinledim. “Adam gibi adamdı “dedikleri bu kutlu şahsiyetin, ah göç etmeden kıymetini daha iyi bilebilseydik. Ne var ki biz millet olarak, insan kıymetini öldükten sonra anlayanlardanız.

“Kimin himmeti milleti ise, o tek başına bir millettir.“ Dediği gibi üstat bediüzzamanın, o tek başına haksızlığa meydan okuyabilecek, dik duran, kıvırmayan, kaykılmayan, yılmayan, milleti için yaşayan bir lider olduğunu, yaşamındaki kesitlerle hep ortaya koymuştur.

Milletimizin onurlu, mütevazı, bir evladı, parasız, idealist hep inandığı değerleri savundu. İnandığı insanların arkasında durdu. O bir siyasi lider, bir parti başkanı gibi değil, Siyaseti menfaat, iktidar olmak için yapmadı, Gönüllerde yer almak halkına hizmeti için yaptı.

Çizgisini, fikrini hiç değiştirmeyen, dürüst, doğru, düz, Devletine, milletine halkına küsmeyen bir “ALPEREN, ADAM GİBİ ADAMDI”..

Ne zaman geleceği belli olmayan ilahi emre uyarak Rabbine kavuştu. Kendisi zaten ölümden hiç korkmamıştı ki! Hep ölüme meydan okurcasına, iç içe yaşamıştı.

Ülkesinin ve milletinin menfaati her şeyden önde gelirdi. İmanlı bir nesil, Büyük Bir Türk Birliği onun ideali idi.

Hepimiz bir kilimin farklı renkleriyiz diyerek, bu renkleri bir kalpte bir araya toplamak ve insanların birbirini sevmesini istiyordu.

Hayalleri vardı Onun… Bütün vatandaşların Türk bayrağı altında, şerefle, kardeşce yaşadığı, yasakların olmadığı, bir ülke istiyordu.

Hakkını helal et Muhsin Başkan…

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber,
Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber? N.F.K

____REİS

Çileli ömrüne çile eklerken
Sen üşüdün bizler yandık be reis
Bir umutla senden haber beklerken
Sen üşüdün bizler yandık be reis

Azaldı umutlar daraldı zaman
Geçit vermez dağlar dinlemez aman
Yağarken karlar çökerken duman
Sen üşüdün bizler yandık be reis

Büyük küçük herkes dualar ettik
Seninle uyandık seninle yattık
Gelen haber ile yıkıldık bittik
Sen üşüdün bizler yandık be reis

Bırakıp giderken elli beşinde
İnançlı bir yürek vardı döşünde
Bu kış günü karlı dağlar başında
Sen üşüdün bizler yandık be reis

Mahir’in duası düşmez dilinde
Filizlensin çiçek açsın dalında
Şehit olur iken dava yolunda
Sen üşüdün bizler yandık be reis
M. Başpınar 27.03.2009

Ahmet Ali Canbaz

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.