Kalp Eğitimi, Hayatın Özü ve Temelidir 4

Yayınlama: 29.06.2024
11
A+
A-

Kalp eğitimin seçkin liderleri peygamberlerdir. Onları takip eden hayırlı nesillerin öncü mücahitleri o hizmetleri kıvamında yaparak kitlelere yön verdiler.
Kalp eğitimin seçkin liderleri Peygamberler görevlerinden taviz vermeden, inananların kalplerini beşerî hislerden arındırma mücadelesi verdikleri gibi ümmetlerinin dünya bağlantısını da en sâde ayarlarla ayarlamışlardır. O denli ki, Son Peygamber Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve selleme çok yüksek düzeyde yetki veren Allah Celle celaluh kesin emrini vermiştir. Diğer kullara Onun yetkisi dışında kendi iradelerini kullanma hakkı vermemiştir. Ona itaati, kendine itaat saymıştır;
Allah ve Rasûlü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin bir erkek ve mümin bir kadın için, kendiişlerinden dolayı Allah’ın ve Peygamberin hükmüne aykırı seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resulüne isyan ederse, muhakkak açık bir sapıklık etmiş olur. (Ahzab:33/36) Aslında mümin bu kıvamda olmalı ve kalbi isyan kirinden arınmış olmalıdır. Müminin kalbi yalnızca “Allah” yankılamaları ile çalışmalıdır.
Esasında eğitilmiş kalp bu tarzda çalışan ve başka bir seçenek aramayan kalptir. Bu kıvamdan kalite kaybına uğrayıp beşerî saplantılarla kulvar değiştirenler için Rabbimiz, bu vahim durumu ağır bir ifade ile zikretmektedir; Sonra, bu peygamberlerle, salih kimselerin arkalarından başka nesiller türedi. Onlar namazı zayettiler, şehvetlere uydular. Yakında cehennemdeki “Gayya” vâdisin’e atılacaklar.) Meryem suresindeki bu ayet çok önemli bir gerçeği dile getirmektedir,
Kitaptan sana vahyedilmiş olanı oku ve namazı kıl. Gerçekten namaz, fuhuş ve münkerden nehyeder. Elbette Allah’ın zikri en büyüktür. Ve Allah ne yapar olduğunuzu bilir. (Ankebut:29/45) Bu ayet ile Ankebut suresinde bir ayetin içinde “namaz ve zekât” gibi iki kavramdan müteşekkil sisteme Cenabı Hak, “İşte bu kıvamında dindir” ve “bu benim dinimdir” buyurarak bu ibadetlerini zikretmiştir.
Çünkü namaz bütün manevi değerlerin temel yapısı kalp eğitiminin canlılığıdır ve sadeliğidir. Zekât da toplumun kalbi bağlarının maddeten desteğidir. Toplumun ruhanî bütünlüğüdür. Eğer İslam hayatı kalplerin eğitim ve sadeliği ile bütünleşmezse Rabbimizin çok ağır bir uyarısına muhatap olurlar, morfinleşmiş gibi olurlar.
Allah’ın göğsünü İslamiyet’e açıp genişlettiği kimse Rabbinden bir nûr üzere değil midir? Yani O, hiç kalpleri kararmış kimseler gibi midir? Artık Allah’ın zikrinden kalbleri kaskatı kesilmiş olanların vay hallerine! İşte onlar apaçık bir dalalet içindedirler. (Zumer:39/22) Pekiyi olmamak için ne yapmak gerekmektedir?
Kalp hakkında bilgisi olmayan kalbin önemini ve işlevini takdir edemez. Onun esrarengiz ve akıllara durgunluk verecek kadar çok hikmetleri ve yönlendirici gücünü anlamak şöyle dursun yanına bile yaklaşamaz. İnsanlık bugün ki düzeyde gerçekleştirdiği teknoloji ile kalbini tanıyacak düzeye yaklaşmaktan daha çok çok uzaklaşmıştır. Kalp ile yeterli bilgi sahibi olmadıkları için nice kavim helak olmuştur.
Allah Teâlâ Haşr suresinde kalpleri darmadağınık münafıkları anlatır. Sonra kalp eğitimi almış müminlerle onları karşılaştırır. Kalp eğitimi almışların ne yapacaklarını anlatır; O münafıklar müstahkem kaleler içinde veya duvarlar arkasında olmadan sizinle toplu hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri şiddetlidir. Sen onları toplu bir cemaat sanırsın. Oysa onların kalpleri darmadağınıktır. İşte bu, onların akılları ermeyen bir kavim olmalarından kaynaklanmaktadır. (Haşr:59/14)
Şimdi, kalpleri, Allah’ın zikrinden, kaskatı ve darmadağınık olanlar kimlermiş?
Sahi, olanlar kimlerdir? Ve neden onlar? Düşünelim! Esselamualeykum

İlhan Oral

Bir Yorum Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.