Eski Ramazanlar ve Şimdiki Zaman

Yayınlama: 22.03.2024
49
A+
A-

Eski Ramazanlar, mübarek Oruç ayı beni çok heyecanlandırırdı.

Ramazan gelmeden günler önce hazırlıklar yapılır, Büyük, küçük esnaflar çarşı pazarlar şenlenir, herkesi tatlı bir telaş sarardı.

Her gün farklı bir evde veya sokaklarda, dost, akraba, komşular birbirine iftarda davetler verir, böylece dostluklar pekişir, kırgınlıklar, kavgalar son bulurdu. O zaman şimdiki gibi medyada yoktu. Oruçlar minareden yükselen ya ezan sesiyle, yada atılan top sesleriyle açılırdı.

Sahurda kıt kanaat imkânlarla evlerde herkes kendi ekmeğini yapar, komşular arası farklı her ne varsa birbirine gönderilirdi. Çocuklar davulcuları görmek, maniler dinlemek için camlara koşuşurlardı.

Günümüzde televizyonlar, cep telefonları revaçta olduğu için, kimse şimdi ezan sesi, mani dinlemiyor. Sofralarımızda boş misafirsiz geçiyor. Eskiden sofraya bir tabak fazla eklenirdi’ki, belki bir Allah misafiri gelir diye. O eski Ramazan’ların özündeki manevi hazzı, ruhu ne yazık ki kaybettik bulamıyoruz.

Günümüzde oruç tutmayan insanlarımız da genç, ihtiyar, yabancı, yerli Ramazan ayına ve oruç tutanlara saygı, sevgi muhabbette kalmadı, neredeyse bitti.

“Sahabe-i ikram efendilerimiz, Ramazan ayına helalleşerek girerlermiş ki oruçları kabul olsun.”

Her Ramazan ayında medyanın bir kısmı müslümanlara bir sürü iftiralar, atarak girerler. Ne cumaya giden okul çocuklarımız, ne oruç tutan liseli gençlere söylemedik şeyler kalmaz.

Yetmez, bu ayda futbolcu oruç tutmamalı, sanatçı teravih e gitmemeli, lokantalar, tekel bayileri gündüz kapalı olmamalı vs gibi pek çok akla hayale gelmeyecek şeyler üretilir, söylenir.

Nasipsiz it, Kurban Bayramında Hristiyan mahallesinde gezermiş. Bizim mahallede dinimizle alakası olmayan bazı dinden , imandan nasipsizler, Ramazan Bayramında da bizim muhitlerimizde gezmeye gelirler. Gayeleri bizden gibi görünüp, Oruç Ayı içinde kafaları karıştırıp gündem oluşturmaktır..

Ekranlarda sözde hocalar fetva verirler. Teravih yoktur, mukabele okunmaz, hayızlı kadın oruç tutabilir, fitre’ye lüzum yok gibi, hiç bir Kur’an sünnet ve fıkıh bilgisine dayanmayan “bana göre” fetvaları havalarda uçuşur.

Daha ileri gidip bu oruç tutanlar bana sokak baskısı yapıyor, onların yüzünden rahat yiyip içemiyorum, hareket edemiyorum diyecek kadar ileri gidip, “Ben oruç tutmuyorum, oruç tutanlar bana saygı göstermeli” diyenler bile var.

Gidin Ramazan’da bazı muhitlerde sokalar, kaldırımlar içkisini yudumlayan, nargilesini içen, ulu orta sevişen kız, erkeklerle dolu. Kimse ne bunlara dönüp bir şey diyor, nede dönüp o tara bakıyor.

Bundan yüz yıl önce, ülkemizi işgale gelen itilaf devletlerine, Anadolu insanları olarak, biz de yüz yıl sonra İslam’dan Kur’an ve sünnetten tavizler verecek, sizler gibi olacağız deseydik, bizimle savaşmaz, dönüp giderlerdi. Bizim savaşımız din, vatan, bayrak, inançlarımızı yaşamak korumak için değil miydi.? Şimdi ne oldu bize?

Şimdilerde işin içine birde siyaset girdiği için, Kimin gerçek mümin, kimin değil pek anlamakta mümkün de olmuyor. Ateist biri Ramazan’da iftar verebiliyor, veya davete icabet edebiliyor. Kur’an okunan meclislerde göstermelik yer alabiliyor, dini nutuklar atabiliyor..

Ne var ki gel gör bunlar bizim neslimiz. Camide ki cemaatin, oruç tutan babanın, etrafında olup bitenden sanki haberi yok gibi “ben kendime bakarım” gafleti içerisinde gafil bir müslümanlık yaşıyoruz.

Hatta Ramazan’ı şerifte camilerden çok gençlik kafe, bar, eğlence merkezlerine, sapkın ortamlara, podyumlara akıyor..

Bu mübarek ayda Müslümanların yaşadıkları her yerde oluk oluk kanlar akıyor. Filistin’de, doğu Türkistan da, Keşmir’de kardeşlerimiz katledilirken, Müslümanlar “zevk’ü sefada” gününü gün ediyor.

Gelin biz bir “Dini, Millî “uyanışa geçelim, kendimize çeki düzen vererek yeniden dirilişe geçelim, yeniden “Allah’ın ipine sımsıkı sarılalım.” Unutmayın bizler davamız da samimi olursak, birler bin, binler böylece milyonlarca olacaktır.

Oruçlarımızı tutarak, Kadir Gecesine ve arefe’ye, ardından Ramazan Bayramına Rabbim kavuşmayı, sonra tüm eş dost akrabalarla birlikte, bayram namazı kılarak, cümlemize sarmaş dolaş olmayı nasip etsin. Ramazan’ı şerifiniz, gelmekte olan Kadir geceniz ve bayramınız şimdiden mübarek olsun..

Bu arada tüm zamanlardaki şehitlerimiz, gazilerimizi dualarda unutmayalım. Hasta ve sıkıntılı kardeşlerimizi dua’sız ve yalnız bırakmayalım. Çocukları bu mübarek günlerde sevindirelim.!

Ahmet Ali Canbaz 21/03/2024

Bir Yorum Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.