Büyük Devletin İnşası: Türk, Kürt ve Arap Birliği Üzerine

Yayınlama: 21.03.2025
64.302
A+
A-
Bulgaristan Türklerinin BULTÜRK derneğinin Genel Başkanı Rafet Ulutürk

Tarih sahnesinde büyük devletler, farklı etnik ve kültürel grupların bir araya gelmesiyle kurulmuştur. Osmanlı’dan önceki Selçuklular, ondan önce Göktürkler, Hunlar… Hepsi sadece bir kavmin gücüyle değil, etrafındaki halkları kucaklayarak yükseldi. Bugün de benzer bir vizyonla hareket etmeden, bölgesel ve küresel bir güç olmak mümkün değildir.

Bölünmek Mi, Birleşmek Mi?

Son iki yüzyıldır coğrafyamızda “milliyetçilik” adı altında yapılan hataların en büyüğü, halkları birbirine karşı kışkırtmak ve ayrılıkçılığı teşvik etmek olmuştur. Oysa ki, tarihte büyük olan hiçbir devlet, sadece bir milletin üzerine inşa edilmemiştir. Osmanlı’yı büyük yapan, Kürdü, Arap’ı, Türk’ü, Boşnağı, Arnavut’u aynı çatı altında toplayabilmesiydi. Bugün de benzer bir model olmadan bölgesel bir güç olmak imkânsızdır.

Ancak burada milliyetçiliği bir ayrımcılık aracı olarak değil, birleştirici bir unsur olarak görmek gerekir. Türk milletçiliği, ırka değil, ortak bir tarihi ve kültürel mirasa dayanmalıdır. Kürtçülük, Arapçılık ya da dar anlamda bir Türkçülük, büyük devlet hayalini suya düşürür. Çünkü bölgesel bir güç olmak için ortak bir ruh, ortak bir hedef ve ortak bir kimlik inşa etmek gerekir.

Türk, Kürt ve Arap Birliği: Yeniden Bir İmparatorluk Mümkün Mü?

Eğer Türkiye, Türk Devletler Teşkilatı’nın ötesine geçip Kürtleri ve Arapları da içine alan daha büyük bir entegrasyon kurabilirse, işte o zaman eski büyük devletler gibi bir güç merkezi olabilir. Bu da ancak:

1. Ortak bir ekonomik model ile sağlanır. Bölge ülkeleri arasında ekonomik entegrasyon olmadan, sadece söylemle büyük devlet olunamaz.

2. Ortak güvenlik politikaları geliştirilmelidir. Küresel güçler, bölgeyi parçalayarak yönetmek istiyor. Ancak Türkiye, Kürtler ve Araplar arasında güçlü bir güvenlik iş birliği sağlanırsa, bu oyunu bozabilir.

3. Kültürel ve dini bağlar güçlendirilmelidir. Bu coğrafyanın ortak paydası İslam’dır. Geçmişte Osmanlı’nın sağladığı gibi, farklı etnik gruplar arasında kardeşlik hukuku yeniden kurulmalıdır.

4. Adalet ve eşitlik esas alınmalıdır. Hiçbir grup diğerinden üstün tutulmadan, ortak bir yönetim modeli benimsenmelidir.

 

Büyük Devletin Önündeki Engeller

Bugün Türkiye’nin ve bölgenin önündeki en büyük engel, böl-yönet taktiğiyle halkların birbirine düşman edilmesidir. Etnik kimlikler üzerinden yapılan siyaset, bizi ayrıştırmaktan başka bir işe yaramaz. Büyük devlet kurma hayali, ancak kardeşlik temelinde, ortak bir gelecek inşa ederek gerçekleşebilir.

Bugün dünyada büyük güç olmak isteyenler, Avrupa Birliği gibi birlikler kurarken, biz hâlâ etnik farklılıklarımız üzerinden ayrıştırılıyoruz. Oysa ki gerçek olan şudur: Bizi güçlü kılan farklılıklarımız değil, birliğimizdir. Çin’den Avrupa’ya uzanan büyük bir imparatorluk hayali, ancak bu gerçeği kabul edersek mümkün olabilir.

Sonuç olarak, ne saf bir Türkçülük, ne dar bir Kürtçülük, ne de sadece Arap milliyetçiliği bu coğrafyada büyük bir güç doğurabilir. Ancak Türk, Kürt ve Arapların ortak bir çatı altında birleştiği, adaletin, eşitliğin ve kardeşliğin esas alındığı bir yapı kurulabilirse, işte o zaman tarihin büyük devletleri gibi bir güç merkezi doğar. Ve bu, Türkiye’nin önderliğinde mümkündür.

Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.