Emeklilerin Çoğu Sokak Hayvanı Kadar Değerli Değil mi?

Yayınlama: 09.07.2023
123
A+
A-

Binalarla betonlaştırdığımız doğal ortamda yaşam mücadelesi veren zavallı sokak hayvanları için bir çok hayır sever ve belediyeler güzel hizmetler veriyor. Sokak aralarına konan kedi köpek yuvaları ve yemleri ile suları duyarlı insanlar ve belediye yetkililerince ziyaret edilip takviye edilerek birlikte yaşadığımız bu masum canlılara hizmet ediliyor.

 

Emekli aylığı yüksek olan (35.000 üstü) çok az sayıda emeklimiz var. Geriye kalan büyük çoğunluk ya en düşük 7.500 ya da 8-15 bin arasında maaş alıyor.

Geçtiğimiz günlerde Türk-iş tarafından yayınlanan raporda AÇLIK SINIRI (kira hariç) 10. 374 tl. YOKSULLUK SINIRI (kira dahil): 33.788 tl. olarak açıklanmıştı.

Yeni açıklanan maaş zamlarıyla kök maaşı 5.500 olan bir emeklinin maaşı artmayacak yani en az 7.500’de kalacak bunların maaşı (şayet en az alan emeklinin maaş alt sınırı artırılmazsa), 8.000 ve üstü olanın ki de % 25 artacak; yani 8.000 alan kişi 10.000 alacak artık. Bunun bir başka izahı da şu 10.374 tl olan açlık sınırının bile altında milyonlarca insan yaşayacak, bir mutlu azınlığın restorantlarda yemek yiyip, tatillere gidebildiği, suya 10 lira verip büfede içebildiği )) ülkede garibim emekli köyüne gitse geçinemez bu maaşla ki, neden gitmek zorunda kalsın? Kaldı ki bir çoğu İstanbul’da, şehirlerde doğdu ve bir köyü bile yok.

 

MTV vergisini % 100 arttıran iktidarın açlık sınırı altında yaşamaya mahkum ettiği emeklilere % 25 maaş artırımı yapması sanıyorum emeklilerin yüzlerinde acı bir tebessüm oluşturmuş “sen de mi brütüs” dedirtmiştir sevip oy verip destekledikleri iktidar partisine.

 

Hep diyorum ya, eleştirdiğimde “muhalif, provokatör” damgası yiyorum. Ben de onlara Kanuni Süleyman ile ağabeyi Şeyh Yahya efendi arasında geçen “neme lazım” kıssasını anlatıyorum. (Bu kıssayı “neme lazım” başlıklı yazımdan okuyabilirsiniz)

 

İyi gitmiyor ekonomi dostlar!

Bütçe açıkları zamlarla kapatılmaya çalışılıyor lakin, kendisi fahiş zam yapan iktidar temel gıda maddeleri, konut ve genel fahiş fiyat artışlarıyla ciddi mücadele etmiyor. Ezilen ise ülkenin ezici büyük çoğunluğunu teşkil eden dar gelirliler.

Tuzu kuru olanların haykırışımızı makul talepler olarak görmemeleri normal, çünkü onlar rahat içinde yaşıyor ve çoğunluğun acısını görüp belki de dertlenmek istemiyorlar. Vicdanlarını rahatlatmak için çeşitli mastürbasyon yöntemleri bulduklarını sanıyorum. Mesela; deprem olduğunda bir kaç bin tl deprem bölgesine yardım göndermek, sokaktaki dilenciye 25-50 kuruş vermek, sokak kedilerinin başını okşamak falan gibi. Eeee ne de olsa Ebu Hureyre’nin (kedilerin babası) kedileri sevmesiyle namlı sahabenin Peygamberimiz tarafından övülmesini belki yeterli görüp kendilerine, kedilerin başını sevip onlara yiyecek verdiklerinde cennete gireceklerini sandıkları için bu eylem onların vicdanlarını rahatlatıyordur.

 

Bugüne kadar farklı uslublarla dar gelirli namuslu insanların dertlerini dile getirdim, kalemim kırdı, incitti, sinirlendirdi bir çok kişiyi. Geçmişte doğruları yazdığım için gazetemi toplayıp çöp kutularına atan fanatik partizanlarla da karşılaştım. Bir yazımın başlığında ifade ettiğim gibi “ne ak’a yarandım ne kara’ya”.

Tehlikeye bir kez daha işaret etmeyi vatan borcu addediyorum: En tehlikeli insanlar aç ve umutsuz insanlardır. Bir insan evini, gerek dinen gerekse hukuken bakmakla yükümlü olduğu ailesinin geçimini, barınmasını, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa bu kişi müthiş bir depresyon içinde yaşayan mutsuz ve gelecekte gördüğü umut ışığı tükenmiş bezgin bir kişiliğe dönüşür.

 

Latin ve Orta Amerika kıtasında bir çok ülkede, hatta Dünya’nın farklı kıtalarında ve devletlerinde yaşanan sokak gösterileri, isyanlar ve çevreyle, devletlere verdiği zararlar gözümüzün önünde tv ekranlarında izlediğimiz açlık sorunları. Afrika’dan, Asya’dan boğulma, ölme tehlikesini göze alıp kaçan Türkiye’ye Avrupa’ya sığınmaya çalışanlar keyfi için yapmıyorlar bunu, aç oldukları, mutsuz oldukları, can güvenlikleri kalmadığı için kaçıyorlar kendi devletlerinden.

Tarihte de bir çok örneği vardır açlık neticesi insanların topraklarını terk edip uzak diyarlara göçleri.

 

Türkler devletlerine farklı bir bağlılık içinde olduklarından devlete, iktidara karşı böyle sokak nümayişlerine kalkışmazlar lakin, Dünya’da yaşanan bu gerçekleri görüp, dar gelirlilerin sabrını da test etmemek gerektiğini düşünüyorum.

Sokağa inmek felâkettir:

Haklı nedenlerle de olsa sokağa inip olay çıkarmak rakip devletler için bulunmaz Hint kumaşıdır.

Demişken Hint kumaşı sözünün tarihinden bahsedeyim sizlere: İngiliz kumaş üreticileri kraliyete gider ve Hint kumaşının ingiliz kumaşlarından daha değerli olduğunu ve Dünya’da bu nedenle ingiliz kumaşının tercih edilmediğini, satamadıklarını söyler ve yardım isterler. İngiliz devleti de Hindistan’daki valiliği aracılığıyla ingiliz askerlerine Hint dokuma ustalarını toplatır ve ellerini bileklerinden keserek Hint kumaşı üretimini durdurur. Bu dönemde yeni ustalar yetişinceye kadar uzunca bir süre Hint kumaşı bulunamaz. Bulunmaz Hint Kumaşı mısın, sözü de buradan gelir.

 

Konumuza dönecek olursak, halkın haklı sebeplerle de olsa ölçüsüz sokağa inişi, özellikle Türkiye’yi zayıflatmak, bölmek, parçalamak hayaliyle yanıp tutuşan başta amerika, israil olmak üzere bir çok nato ülkesinin ajanlarıyla halkın arasına girmesi, eylemleri devleti yıkmaya, yormaya varan şekilde yönlendirmesine yol açar.

Bir fidan bahanesiyle temiz saf duygularla Taksim’e çıkan bir çok gencin kendini bir anda örgütlerin, devlet düşmanlarının, dış istihrabat örgütlerinin, provokatörlerin kumandasında bulduğu gibi.

Hep söylüyorum biz vatanı ANA kabul eden, İslam ve Vatan için mücadele eden ülkücüleriz.

Sayın Devlet Bahçeli’nin teşhis koyduğu bir “BEKA” sorunu var ve bunun için bir çok yapılan yanlışı görmezden geliyor ve seçimlerde Cumhur İttifakı’nı destekliyoruz.

Biz sap ile samanı birbirinden ayırır, vakti gelince tam destek veririz!

Tayyip Erdoğan’ı ve mevcud iktidarı yanlışlarını söyleyerek doğrusunu yapmaya teşvik etmek, uyarmak görevimiz.

 

İbrahim Tamer 9.7.2023

Bir Yorum Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ziyaretçi Yorumları - 1 Yorum
  1. Eyüp Demir dedi ki:

    Degerli yayıncı arkadaş hayatın içinden bam deline inceden inceden nameler, muradın muradımızdır anlaşılması dileğimle….