Salacak Bir Tatlı Huzur

Yayınlama: 10.11.2023
407
A+
A-

Bu yazı yeni gelişmelerle sürekli güncellediğim bir yazıdır.

Salacak biz deniz dostlarının yaz kış denize girdiğimiz mekanımız. Huzur buluyoruz yüzerken ve kayaların üzerinde sohbet edip güler eylenirken.

Bugün tv haberlerinde karaya oturan gemi diye gösterilen Ukrayna gemisinin aslında karaya oturmadığını, oranın 40 metre derinlikte olduğunu, makina dairesinde bozulan parçası için demirlediğini ve boğazın trafiğe kapatıldığını Salacak yüzme grubu arkadaşlarımdan gemi makinisti Salih ağabeyimizden öğrendik.

Ne tuhaftır ki koca koca kanallar az ötelerindeki sahil güvenliğe gidip gerçeği öğrenmek yerine masa başından “gemi karaya oturdu” diye yalan haber yaptılar. Salih ağbimiz kendilerine gerçeği söyledikten sonra canlı yayında bu hatalarını düzelttiler mi bilmem))

Bozulan gemiyi kah güneşlenirken, kah yüzerken izledim. Saat 15.00e doğru gemi tamir edilip yola koyuldu.

Sadece Salacakla sınırlı değil Salacaktaki arkadaşlarımızla dostluğumuz, ara sıra İstanbul dışında da etkinliklerimiz oluyor.

Bu hafta sonu bir grup arkadaş Kastamonu’ya gitti. Şelalenin aktığı buz gibi suya Hayati ve Mehmet kardeşlerimiz tereddüt etmeden girip yüzdüler:

Salacak bizim hayatımıza renk vermenin dışında, güzel arkadaşlıklar, dostluklar da kattı.

Bu sene Haziran-Eylül gibi Gökçe Ada’ya Milli Su Koruma havzalarımızdan olan Yıldız Koyu’nda da yüzmeyi planlıyoruz kısmetse.

Deniz grubumuzdaki 5 arkadaş hafta sonu Kilis’e gezmeye gittik. Merkeze 3-5 km uzaktaki köy evinde kaldık. Köy deyince akla ne gelir? Kuzu, keçi, horoz. Kucakladım yeni doğmuş oğlağı öptüm sevdim hemen.

 

Salacak, deniz, güzel dostlar, harika manzaraları seyrederken ettiğimiz muhabbetler…

Lakin, akşam içki içenlerden bazı şerefsizler şişelerini kayalara vurup parçalıyor, ayaklarımıza batıyor, yaralanmalar oluyor.

Bu sabah da Avukat Mehmet Süt bey kardeşimizin ayağı yarıldı.

Salacak benim hayatımda farklı bir yere sahip. İmkanım olsa da burada oturabilsem, bir mütevazi de olsa dairem olsa))

Mithat bey benim yaz ve kış öğlen deniz grubumdan arkadaşım. Kışın genelde sadece ikimiz denize giriyoruz öğlenleri.

Karda yüzmek de başka oluyor.. Marif Vakfından Mustafa Çaltılı arkadaşımız da kar yağarken yüzmenin keyfini çıkaranlardan

Aramıza yeni katılacak deniz dostlarını bekliyoruz.

Sanıyorum yakında Vatan Partisi Üsküdar belediye başkan adayı Nuray Kaya hanım da aramıza katılacak.

Cumartesi günü Nuray Kaya Solmaz hanım, Gökhan ve Mehmet kardeşlerimiz misafirimizdi.

Salacak deniz yüzme grubumuzun etkinliklerine iştirak eden Vatan Partisi Üsküdar Belediye Başkan Adayı Nuray hanımın sempatik, içten tavırları hepimizi memnun etti.

Kendisi aynı zamanda yüzücü ve teakwandocu olan Nuray hanıma özellikle kışın yüzerken karşılaştığımız zorlukları ilettik.

Lodos estiğinde sık sık suyun üstünün pisliklerle kaplandığını ve bunların temizlenmediğini, akşamları içki içenlerin kayalara vurup parçaladıkları şişelerinin ayağımıza battığını anlattık.

Salih ağabeyim tam bir hayvan sever, fareleri böcekleri bile seviyor. Doktor Doğan’ı da sevdi )).

Bugün öğlen aramıza sabah deniz grubumdan av. Mehmet Süt ve Diş doktoru Doğan da katıldı.

İkisi de deniz haricinde görüştüğüm değerli arkadaşlarım.

Bugün 10.2.2024 Doktor Doğan kardeşim bizlere Kilis’in meşhur tavasından 2 tepsi ve tel kadayıf 1 tepsi Brezilya kahvesi ikram etti, Cafer kardeşim de Trabzon yaprak sarması 1 tencere getirdi.

Doğan bizim grubun en cömerti ve organizatörü, onunla gelecek ay 6 arkadaş Kilis gezisi yapacağız.

Doğanla ciddi siyasi ve fikri farklılığımız var lakin, o kadar çok güzel yönü var ki, ayrılık noktalarımızı tartışma konusu yapmak yerine, olumlu özelliklerimizi ön plana çıkarıp muhabbet ediyor şakalaşıyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz, birbirimizin şakalarını kaldırıyoruz, muhabbet edip eğlenebiliyoruz. Doğan benim en iyi arkadaşlarımdan.

Müzik Tosun Paşadan sorulur o bizim Dj’miz (yani ben )) )

BİR TATLI HUZUR ALMAYA GELDİM SALACAK’TAN

Kalp krizi geçirdikten sonra, aksatmadan her gün yaz ve kış, yağmur ve soğuk demeden denize girdiğim Salacak su ürünleri kooperatifi limanının yanındaki kayalıklardan ve denizin içinden bıkmadan seyrettiğim Süleymaniye Camii, Sultan Ahmet Camii, Ayasofya Camii, Topkapı Sarayı, Saray Burnu, Galata Kulesi, dev turistik gemiler, arkamı dönüp yüzerken gözlerimi kamaştıran bir başka manzara, Salacak, Selimiye, Tarihi Fatih Harem Camii…

Özellikle Kasım ayından sonra kış boyunca bizim yüzdüğümüzü görenler her halde “deli, artist, beyinsiz” gibi şeyler söylüyorlardır bize lakin, denizin gizemli saflığına su buz gibi de olsa atlayışımızda rahatlıyor bedenimiz ve beynimiz.

Çoğumuzun sorunları var, derdi olmayan kim var bu dünyadaki…

Deniz ve manzara dinginleştiriyor sinirlerimizi iki tatlı muhabbet uzaklaştırıyor sıkıntılarımızdan bizi.

3 watsap grubum var Salacaktaki arkadaşlarımın olduğu.

Doktor Doğan beyin şemo grubunda deniz haricinde de eğleniyoruz Saadettin, Yalçın, Hayati, Süt ve Doğan kardeşlerimin etkin mizahi katılımlarıyla.

İçimizde kötü insan olduğunu sanmıyorum. Tabii ki çoğumuz farklı fikirlerde, ideolojilerde, farklı futbol takımlarını tutan insanlarız. Lakin, bu konuların aramızda konuşulmasını yasakladık. Çünkü tartışmaya, kavga etmeye değil, sorunlarımızdan uzaklaşmak için buraya geliyoruz.

YENİ DOSTLAR

Kışın denize girdiğimizi görenlerin bazıları kameralarıyla çekiyor bizi, bazıları yanımıza gelip selam veriyor, sorular soruyor.

Akıldan noksan olup olmadığımızı belki de öğrenmeye çalışıyorlar. Sorularına verdiğimiz cevaplardan ve kariyer kimliklerimizi söyleyince şaşırıyorlar. Doktor, mühendis, iş adamı, yazar vs.

Bugün 11 Aralık 2023 denizden çıktığımızda iki genç kardeşimiz yanımıza geldi. Maliye’de çalışıyorlarmış. Bir an zevk aldığımız için denize girme parası mı icad etti devlet diye düşündüm mesleklerini öğrenince ))

Muhammed ve Özgür kardeşlerimizle uzunca sohbet ettik.

Neyseki Tayyip babanın yeni hazine bakanı, emeklilerin dar gelirlilerin şimşeklerini üzerine çeken mehmet’i denize girme ücreti, vergisi uydurmamış. Öğrendik sevindik.))

11 ARALIK 2023

Bendeniz Tosun Paşa denize girerken video çekti arkadaşlar.

FİZYO TERAPİSTİMİZ DE VAR

Kel kilimci Yalçın Kaya kardeşim belinde nükseden ağrıyı Fizyoterapist Furkan kardeşimin tedavi etmesi için kayalara uzandı sere serpe, ben de bu pozisyonu gole çevirdim tabi kiii))

Furkan genç ve mahir bir kardeşimiz

Doktor olmadığını söylese de tedavi uygulayan biri bence doktor

KEDİLERİN DERDİ BİZİ GERDİ

Hepimizin hayvan sever olduğunu sanırım söylememe gerek yok. Ara sıra Saadettin’in besleme ayağına yatarak sahilden topladığı kedileri Hayati’nin kesip urfa adana yapışını bir tarafa bırakırsak (şaka tabi) Baki ağbimiz ve Saadettin kardeşimiz ellerinde mamayla kedilerin peşinden koşar, Baki ağbimiz emekli sağlıkçı olduğu için hasta olan hayvanları tedavi eder ya da veterinere götürür.

Doğuştan arızalı dişçimiz Doğan senede bir iki defa kedilere yardım kampanyası düzenler watsap grubumuzda hemen herkes katılır para toplanır.

Bu haftaki kampanyada 4.000 tl toplandı. Bunun en büyük miktarını aramıza 2 hafta önce katılan çiçeği burnunda Oğuz Özdemir kardeşimiz verdi. Veeee Salacağın yeni kralı seçtik onu.

Bir bozkurt olan Tosun Paşamız (yani ben) sık sık itiraz ediyor kedilere para toplanmasına )) Neden köpeklere yardım etmiyorsunuz onlar hayvan değil mi der.

KIZI KULEDE BULAMADIK

Dün 22 kişi Üsküdar’dan denize atlayıp akıntıyla beraber Kız Kulesi’ne, oradan da maymun kayalıkları ve fenere yüzdük, Salacak’taki mekan yaptığımız sahildeki mekanımıza çıktık.

Yaz ve kış 12 ay boyunca denize girdiğimiz Salacak’ta kurmuş olduğumuz grubumuza yeni genç kardeşlerimiz de katıldı bu hafta.

Milli güreşçimiz Yakup Gör, Şemsi Sivas-i Cami imamımız Raif Baytar hoca, Hacı Emin Yıldırım Camii imamı Abdurrahim Deniz hoca, Fizyoterapist Furkan Atasoy, Bankacı Abdulkerim Turgut, Televizyoncu Muhammed Abdulkadir kardeşlerimiz sayesinde 50 yaş üstü olan grubumuzun yaş ortalaması bir anda düştü. Tabii ki bu durum biz yaşlıları sevindirdi.

Avukat Mehmet Süt arkadaşımız güzel sesiyle bize her daim eserler icra ediyor.

YAŞ ORTALAMAMIZ:

Biz Salacak, deniz sevenler grubu olarak ilk başta 50-70 yaş arası olarak çıktık bu yola.

Zamanla aramıza katılımlar başladı. Yüzenlerin sayısı arttı. Lakin, biz her yüzmeyi seveni aramıza almadık. Önce onları gözlemledik ve grubumuzun kurallarını onlara söyleyerek kabul ettik.

Siyasi, ideolojik konuşmalar yasak. Futbol ve politika konuşmak hem watsap grubunda hem de sahilde, denizde yasak.

Çünkü, içimizde hemen her görüşte insan var. Biz yaz-kış denize giriyorsak rahatlamak için bunu yapıyoruz. Birbirimizi sinirlendirmek, tartışmak için değil.

Son dönemde aramıza ciddi sayıda 20-40 yaş arası gençler de katıldı. Bu genç kardeşlerimizle grubumuzun yaş ortalaması düştü. Bu durum bizim için de çok memnuniyet verici bir gelişme.

cumartesi günleri hava lokalinin önünden denize atlıyoruz, kız kulesine yüzüyoruz, oradan maymun kayalıkları, sarı duba fener ve Salacak sahilinde Su ürünleri kooperatifinin yanındaki mekanımız olan kayalıklardan çıkıyoruz. Aramızdan bazı arkadaşlarımız yemek ve çay ikram ediyor. Birlikte yiyiyor, sohbet ediyor, gülüyor, eğleniyoruz.

Aramıza son katılan gençlerden Furkan AT’ın boğazı karşıdan karşıya geçme videosunu izleyebilirsiniz:

DARBE OLDU

Tosun Paşa ünvanımla nam saldığım Salacak sahilinde bana karşı darbe düzenlendi.

Hasetinden çatlayan Koç Saadettin, Penguen Komutan Erol ve henüz tespit edemediğim bir kaç şahıs daha, bana kumpas kurarak saltanatımı ele geçirmeye kalkıştı.

Kendi kurduğum paralel watsap grubundan çıkmak zorunda kaldım.

SAADETTİN TEK SOYYYYY

Kralın Adana’ya köyüne gitmesini fırsat bilen Saadettin yan grubu ele geçirmekle kalmadı, bana da el attı.

Saadettin’in koltuk derdi beni neden bu kadar gerdi bilmiyorum lakin, orta kayalıklara yanıma gelip, Erol komutana beni devirmek için ekip hazırlattığını söylemesi üzerine. “ya seve seve, ya seve seve” sözünü hatırlayıp: Hiç gerek yok Saadettinciğim, yeter ki sen iste, senin güzel hatırına ben çekilirim, alllll; dedim.

Allll sözümü ilk anda “üçün birini alırsın” zannedip bozulan Saadettin, ciddi olduğumu anlayınca, sarılıp boynuma beni öptü veeee “Paşamızsın, canımızsın İbrahim ağabey, saltanatın sende kalsın aynı ingiltere’de olduğu gibi sahili ben yöneteyim sen de Tosun Paşa olarak makamında otur paşa paşa” dedi.

Sabahı ayrı güzel, gün batımı ayrı güzel; bir de gelenler etrafı pisletmese ne güzel.

 

Denize girdiğimiz yerin hemen üstünde, yoldan görünmeyen lakin, biraz yüzdükten sonra fark edilen 2 katlı sarmaşıkların duvarlarını sardığı şirin müstakil ve mütevazi ev.

O ev için şakayla neler söyledim birlikte yüzdüğüm arkadaşlarıma… O evi satarlar mı ağbi? Kaç paraya satarlar? Bana o evi alır mısın? Bende 200 lira çıkar, üstünü sen tamamlasan olur mu?…

Dadaş Hüseyin ağbi, Diş doktoru Doğan, Kasap Hayati, Zargana Mustafa, Rütük Şaban, mühendis Ahmet, Avukat Mehmet Süt, Avukat Mehmet Çakırca ağabey, Kızılay Başkanı Kerem Kınık, Penguen Erol Komutan, Avukat Furkan, Psikolog Medaim hoca, Halıcı Yalçın, Saadettin, Ünal ağbi, Mehmet bey, Marif müdürümüz Mustafa bey, Arif bey, Muhittin bey, Üsküdar eski Müftümüz, İmam Abdurrahim hocamız, ünlü grafikerlerimizden sopalı Soner bey (sopalı diyoruz çünkü, aynı zamanda iyi bir kort tenisçisi, Hayati Kasap gibi)…

Kasap Hayati de Soner bey ile tenis arkadaşı ve sopalı bir Salacak mensubumuz. Tabii ki mesleği kasaplık değil ))

Süt şarkı söyler, şiir okur. Şaban bel altı sözlere müdahale eder. Abdurrahim hoca boğulanlara slikon tıkar.

Bu dostlarımla sabah bazen hava aydınlanmadan denize girerdik kış aylarında.

Bir de yaz arkadaşlarım oldu zamanla… Yusuf, Muhtar, Ekrem, Süleyman, Ayhan, Ramazan…

Bakırköy’den denetimli tahliye olan Yusuf Uzun yüzme bilmeyenleri bile öyle teşvik eder kiiii kayadan atlatır denize, boğulurken zor yetişiriz bu nefere… Şafak yavrumuz Yusuf sayesinde yüzmeyi öğrendi böyle )))

Yusuf Uzun ve ona “ustam” diyen yüzme öğrettiği Şafak birlikte böyle poz verdiler.

 

Yan masadaki arkadaşlarla da tanıştık, kısa zamanda muhabbeti ilerlettik Mehmet, Ömer, Erhan. Uğur, Hızır. Önder kardeşlerim…

Ömer’in köpeği “lucky” ile de arkadaş oldum. İlk tanıştığımda Bozkurt olduğum için )) havlayarak üzerine gittim, korktu garibim lakin, tanışmamızın daha saati dolmadan yüzümü yalamaya başladı. Aynı gün birlikte yüzdük lucy ile.))

Eski yazılarımda da belirtmiştim, dört ayaklı hayvanlarla iyi anlaşırım. Nedense iki ayaklı hayvanlarla geçinemiyorum. ))

Salacak Sahili’nde namım Tosun Paşa. ))

Gülmeyi eğlenmeyi ve iyi insanları dostlarımı eğlendirmeyi çok seviyorum. Aynı vakitte eski radyocu ve dj’lerden de olduğum için müzik sistemimi getiriyorum sahile müzik çalıp birlikte eğleniyoruz arkadaşlarla.

Oturduğumuz yerin çevresini süpürür temizleriz. Akşamları sahilde oturup manzara seyrederken etrafı kirletenlerden, içki içip şişelerini yakındaki çöplüğe atmak yerine kayaların üstünde bırakanlardan, kıran hayvanlardan şikayetçiyiz.

Sohbet ederiz, şakalaşırız, tavla oynarız Yusuf ve Mustafa ağabeylerimle. 70 ve 71 yaşında iki tatlı ağabeyim Yusuf ve Mustafa beyler; onlarla anlaşma yaptım, ben onlara tavla, onlar da bana hayat dersi veriyorlar )))

 

Üniversitede okuyan küçük Yusuf kardeşimiz bugün karpuz servisi yaptı bize, o da edepli saygılı bir genç.

Kuaför Serkan kardeşim ve arkadaşı Hacı da haftada 2 defa da olsa gelirler Salacağa..

İşte böyle bir yer Salacak benim için.

Ekonomik sıkıntılardan, evimin yanında 2.5 kat yerine koca duvarlarla çevrilmiş 5 katlı inşaatın gürültüsünden kaçtığım, evimin karşısındaki otobanda polis engellemesiyle karşılaşmadan egzostlarının susturucularını devre dışı bırakıp gece saat 12’den sonra arabaların, motorsikletlerin yarış seslerinin çıldırtmasından kaçtığım bir sığınağım Salacak ve sevgilim boğazın serin suları.

Yaz ve kış boğazın serin sularına girerek sinirlerimi yatıştırıyorum. Güzel arkadaşlarımla, dostlarımla muhabbet edip eğlenerek hayatın sorunlarından, gerçeklerinden; şerefsiz insanların görevlerini kötüye kullanmalarından, namussuzluklardan, ahlaksızlıktan, iki yüzlülerden uzaklaşıyorum.

Arkadaşım olanların da hemen hepsinin benim gibi, bir kaç tahtalarının eksik olduğunu ifade etmemek gerek yok sanırım. )) Zaten psikologlar da söylüyor İstanbul’da yaşayanların çoğu normal değilmiş; stres, gürültü, kavga, trafik insanları çıldırtıyormuş.

Hülasa, bu saydığım arkadaşlarım Salacak’ta benim gibi huzur bulmuşlar.

İlk tanıştığımda hepsine teker teker söyledim; politika, parti, futbol, din konuşmayalım. Çünkü, acıdır ki, çoğu insan parti liderini adeta peygamber gibi seviyor ve savunuyor; tuttuğu takımın birer fedaisi durumunda; din konusunda ise bilen de konuşuyor bilmeyen de.

Sağ olsun arkadaşlarım bu mevzulara girmezler; çünkü girerlerse ben uzaklaşırım yanlarından. Uzaklaşırsam, Tosun Paşasız Salacak çekilir mi hiçççç )))

KUZULUKTAN SALACAĞA

Her sene 4-5 aile Adapazarı Kuzuluk’ta toplanırız. Aslında bu bir akraba toplantısıdır. Bu sene yeni evlenen oğlumun da katılımıyla sayımız arttı.

Tatil köyünün hemen yanında gece yarısına kadar yüksek sesle müzik çalan mekan da çok şükür kapanmış; sessiz güzel bir tatil yaptık. Şifa Emlak’tan Ömer kardeşim sağ olsun güzel bir daire ayarlamış bana; dairenin eksiklerini de hemen giderdi.

Ormanlarla kaplı dağları seyrederek yudumladım kahvemi balkonumdan. Bizim ailece ilk göz ağrımız Gülbahçe Tesisleri’nde yemeğimizi yedik, Ulutaş’ta sabah kahvaltımızı yaptık. Sakin, huzurlu geçti vakit.

Lakin, Kuzuluk mu? Salacak mı? deseler, Salacak bir başka anlam taşıyor benim için. Öğlen gibi çıkış yaptığım Kuzuluk’tan saat 14.00 gibi eve döndüm ve plaj çantamı alıp doğruca Salacak’a koştum, denizime attım naciz bedenimi ))

Sahil ve tavla arkadaşlarımdan Yusuf ve Mustafa ağabeyime yenilmekten bile zevk aldım. Yusuf ağabey beni üzdü biraz, tavlada yenmesi bir yana, elindeki 3 incirden ikisini o yedi, bana birini verdi. İyi ki üçün birini vermedi diye avuttum kendimi.

Yusuf ağabeyime DEDE lakabını koydum o henüz daha 71 yaşında bir delikanlı. Ondan büyük 73 yaşındaki müdürümüze de ağbi diyorum.

Aramızda tek bayan Aylin ablamız bizden bir zarar gelmeyeceğini anlayınca olduğumuz kayalıklara gelip güneşlenmeye denize girmeye başladı.

Çarkçı başı makinist rizeli Salih ağbim, çekirdek depomuz emekli Mithat ağbi benim öğlen deniz grubu arkadaşlarım.

Yazımı Ömer kardeşimin kendi kamerasıyla çektiği fotoğraflarla süsledim, kendisine teşekkür ederim.

İbrahim Tamer (Tosun Paşa) 22.8.2023

Dj Tosun Paşa ile bu müzikleri Salacak sahilinde kayaların üzerinde manzara eşliğinde dinleyebilirsiniz. Biletleri kinetix’ten değil,  galerici Yusuf Uzun’dan temin edebilirsiniz. Ayrıca, kaya kirası ve denize girme parası, yüzme öğretmenliği, atlama dersleri, mektebe gidiş gibi etkinliklere de bakıyor Yusuf kardeşim hahahaaaa

Bir Yorum Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Ziyaretçi Yorumları - 13 Yorum
  1. Ömer dedi ki:

    Muhteşem abı kalbi duygularımı o kadar güzel yansıtmısın ki çok teşekkür ederim iyiki varsın tüm dostlara üskudar sevdalılarına selam olsun ❤

  2. Münir dedi ki:

    Muhteşem fotolar ve güzel bir anlatım, ama bir daha giderken beni de götürmüyorsanız gari bilemem .

  3. Hayati kasap dedi ki:

    Salacak ta bulusan kaynasan insanlar,eskisi gibi komşuluk,mahalle kültürü ile deniz dostluğu oluşturmakta güzel günler dileğiyle.

  4. Ekrem dedi ki:

    selam ve dua ile başarılar İbrahim ağbi

  5. Ömer dedi ki:

    Abi harikasın gerçekten çok harika bir birliğimiz oldu
    Kocaman bir abi ordusuna sahip olduk
    Saygı ve sevgimiz daim olsun
    Üsküdar salacak sahili böyle bir dostluğa kucak açtı bağımlısı olduk
    Oraya olmadığımız her günü yaşamadık demeye başladık
    Kurulmuş saat gibi tam kadro orada olup bir bardak çayın lezzetini tatmaya hoş sohbet ve kahkahalar ile çınlatmak sahili tüm dost abilerle çok güzel daim olun var olun

  6. Arif dedi ki:

    İbrahim tamer abimiz salacagı çok güzel anlatmış allah neşemizi daim etsin aynen bende burda tedavi oluyorum

    1. hayati kasap dedi ki:

      salacak ta bir mahalle kayalıklar üzerinde bir dergah gibi gelen denize destur demeden once ortama bakarak çoğaldı.insanlar mutlu ,insanlar tatil için para harcamadan bu nimetten faydalanmasına vesile olan buradaki mudaimler sayesinde keyifli saatler geciriyorlar.ikramlarla dostane ilişkiler içinde devamının dilegiyle

  7. hayati kasap dedi ki:

    salacak ta bir mahalle kayalıklar üzerinde bir dergah gibi gelen denize destur demeden once ortama bakarak çoğaldı.insanlar mutlu ,insanlar tatil için para harcamadan bu nimetten faydalanmasına vesile olan buradaki mudaimler sayesinde keyifli saatler geciriyorlar.ikramlarla dostane ilişkiler içinde devamının dilegiyle

  8. Sadettin Koçyiğit dedi ki:

    Muhterem abicim sevgi kalemini muhabbet mürekkebine bandırarak yazdığın güzel yazını iş yoğunluğum nedeni ile geç okuyabildiğim için özür dilerim. Abi değil sana kumpas kurmak, sana karşı kalbimden buğz etmek bile haddime değildir. Sen yüreği sevgi üreten ve ürettiği sevgiyi en küçük karıncaya kadar paylaşan bir büyüğümüzsün. Evet bende “Bir tatlı huzur almaya geldim salacaktan”. Peki huzur alabildim mi..? Ziyadesi ile aldım. Kimlerden derseniz; başta gönlümüzün paşası İbrahim abi ve onun gibi güzel insanlardan tabi ki. İbrahim abicim kurduğunuz “Ya seve seve ” diye giden cümlenin başından “Ya” kelimesini ve sonundaki sair kelimeleri de çıkartarak diyorum ki biz “SEVE SEVE” salacağa geliyoruz, birbirimizle kucaklaşıyoruz, sevişiyoruz, duygulanıyoruz, motive oluyoruz, yüzüyoruz ve mutlu bir şekilde işimize evimize dönüyoruz. Abi saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Allah aklına, gönlüne, kalemine zeval vermesin.

  9. Furkan Atasoy dedi ki:

    Harika yazı, harika ortam, şahane insanlar.. iyi ki bu gruptayım

  10. Yalçın Kaya dedi ki:

    Sayın yazar tarihe bir not düşüyor bence bu güzel insanların eğlenceli hikayelerinden harika bir film senaryosuda çıkabilir ilerleyen yıllarda 🙂

  11. Muhammet Güven dedi ki:

    Bugün Özgür’le beraber , salacak’ta bir tatlı huzur bulmak maksadıyla ataşehir’den gelip İbrahim , Hüseyin ,Mehmet ve Ahmet ağabeylerle tanışma tesadüfü bizi çok mutlu etti.Siz değerli insanların arasında insan ömrünün uzun ve sağlıklı olacağından şüphem yok.Cumartesi günü hoş sohbetinize katılmak için şimdiden heyecanlıyım.Kaleminize ve yüreğinize sağlık üstadım.

  12. Özgür dedi ki:

    Dostum Muhammet ile cigerlerimize sonbaharın en tazesinden boğaz havasi cekelim derken bir selamla arkadaş gibi abiler kazanmak… Sizlerden öğrenilecek çok şey var. Zamana, denizin ve havanın sıcaklığına aldırış etmeden yasayabilmeyi ve daha bir çok şeyi.
    Ha bu arada vergi konusuna gelince ne olacağı belli olmaz denizde bıcı bıcı vergisi neden olmasın(?)